Hüseyin Borman

Meme Dikleştirme

Yapısal olarak, yaşlanma, kilo kaybı ve hamilelik sonrası dönemde memelerde sarkma ve hacim kaybı sonucunda meme şeklinin bozulması söz konusudur. Dolgunluğunu ve diriliğini yitirmiş olan memelerin eski haline getirilmesi için meme dikleştirme ameliyatı yapıyoruz.

Yeterli meme hacmi varsa sadece meme dikleştirme ameliyatı yeterli olacaktır. Meme dikleştirme ameliyatı memeyi şekillendirici ve sarkıklığı giderici bir girişimdir.

Yeterli dolgunluğu sağlayacak meme dokusu yoksa o zaman bu dolgunluğu eş zamanlı olarak silikon yapay meme yerleştirerek sağlıyoruz. Alternatif olarak, karından alınan yağların meme büyütme amacıyla aktarılması da yapılmaktadır.

Amaç daha şekilli, güzel ve vücuda orantılı memeler oluşturmaktır. Meme dikleştirme ameliyatı genel anestezi ya da sedasyon altında yapılabilmektedir. Ortalama ameliyat süresi yapılacak işlemle orantılı olarak yaklaşık 2 saat sürer. Çoğu zaman hastanede kalmak gerekmez ancak hasta konforu ve bakımı için arzu ederse 1 gün hastanede kalabilir.

Ameliyat izi ve tekniği meme sarkıklığının derecesine göre değişmektedir. Aşırı büyük memeler haricinde uygun olan tüm hastalarda bizim tercih ettiğimiz yöntem en az iz bırakan meme başı çevresi ve vertikal (dikey) bir iz bırakan ‘Vertikal Mastopeksi’ yöntemidir. Ameliyattan sonra 3-4 gün içinde normal yaşantıya dönülebilir. Meme dikleştirme için kullanılan diğer kesi yerleri meme başı, meme altı, L ve Ters T kesileridir.

Hürriyet Haber

Memeler Neden Sarkar?

Memeler, temelde yağ ve bez dokularından meydana gelmektedir. Birtakım bağlar sayesinde göğüs duvarına tutunurlar ve yerçekimi etkisiyle aşağıya doğru sarkma eğilimindedirler. Bu durum akla şu soruyu getiriyor? Yerçekimi olmayan bir ortamda yani uzayda yaşama şansı olsaydı daha dik memelere sahip olunabilir miydi? Bu tabii ki tartışmaya açık bir konu ancak yerçekimi olmasaydı vektörel bir güç olması nedeniyle sarkma olayının da olmayacağını varsayabiliriz.

Sağlıklı bir yaşam ve zinde bir vücut için spor yapmak esastır. Bu bilinç giderek toplumumuzda da yayılmaktadır. Yerçekimine ek olarak memelerin aşırı sallanmasına neden olan sporlar bu bağların ve derinin esnemesine neden olarak sarkmanın hızlanmasına veya artmasına neden olabilirler. Bir de ek olarak memeler büyük ve ağırsa sarkma daha da kolaylaşır. Bu tür spor faaliyetleri içinde olanların sıkı korseli bir sütyen kullanarak memelerini göğüs duvarına sabitlemeleri yararlı olacaktır.

Yaşamımızda önemli bir unsur olan beslenme şekli de meme sarkmasında rol oynar. Hazır ve pratik gıdalarla beslenen kişilerin şişmanlaması kaçınılmazdır. Şişmanlayınca memelerdeki yağ dokusu artmakta ve meme hacmi büyümektedir. Bununla birlikte meme derisi de genişlemekte ve esnemektedir. Daha sonra kişi zayıflayınca meme derisi eski haline dönememekte ve sarkma meydana gelmektedir. Sebze ağırlıklı beslenmek, bol su içmek ve şeker içeren yüksek kalorili gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak kadınların başlıca hedeflerinden olmalıdır. Sigara, alkol ve kafeinli içeceklerin tüketimi, aşırı güneş ışınlarına maruz kalmak da dokuların elastikiyetini azaltarak sarkmaya neden olurlar.

Hamilelik döneminde de meme bezleri büyümekte ve yağ doku artışı meydana gelmektedir. Memelerin hacmi ve ağırlığı artmaktadır. Hamilelik dönemi sona erince ve memeler küçülmeye başlayınca deri buna uyum gösteremezse meme sarkması meydana gelir. Memelerin içi boşalır. Kadınların hoşlanmadığı bir durum ortaya çıkar. Burada bahsetmeden geçemeyeceğim şanslı bir grup da vardır. Bunlar deri elastikiyeti iyi olan kişilerdirler. Kilo alıp-verme sonrasında veya hamilelik sonrasında bu kişiler sarkma olayını teğet geçmektedirler.

Hormonal değişimle seyreden bazı hastalıklar ve genetik rahatsızlıklar da meme dokusu sarkmasında rol oynayabilir. Meme sarkmasının en önemli nedenlerinden biri de yaşlanmadır. Meme bağları zayıflar, elastikiyet azalır ve memeler sarkmaya başlar. Tüm bunlar olmadan da yapısal olarak memeler puberteden itibaren sarkık bir durumda olabilirler.

Sonuç olarak tüm etkenleri kontrol altına alamayacağımıza göre meme sarkması önlenebilir bir durum değildir. Ancak sarkmanın geciktirilmesi mümkün olabilir.

Bu durumda tedavi seçeneklerini konuşmak uygun olacaktır. Meme sarkıklığını gidermek için çeşitli yöntemler mevcuttur. Bunlar temelinde estetik cerrahi prensipleri ile yapılan ameliyatlardır. Bu ameliyatlar şekil verme, meme başını taşıma yöntemleri ve bırakılan kesi izleri açısından birçok sınıflandırmaya sokulurlar. Bu yöntemleri kesi izine göre sınıflandırabiliriz: Sadece meme başı çevresinden yapılan kesi, meme başı ve dikey kesi (lolipop şeklinde), meme başı ve meme altı yatay kesi, meme başı ve diğer kesiler gibi…

Bu yöntemler meme büyüklüğü, sarkma derecesi ve cerrahın en iyi sonucu elde edeceğini düşündüğü yöntemi seçmesine göre belirlenir. Estetik plastik cerrahinin geldiği aşamada artık sarkık meme sorun olmaktan çıkmıştır. Arzu edilen boyut ve diklikte memeler oluşturabiliyoruz. Birçok kadının ciddi bir sorun olarak gördüğü bu konunun çözümü kişileri toplumda daha mutlu ve özgüvenli bir hale getirmektedir. Yapılan araştırmalarda ameliyat olan kişilerin daha girişken ve iş hayatında daha başarılı olduklarını görüyoruz.

Ameliyat öncesinde memelerin boyutlarını da belirleyebiliyor muyuz?

En önemli konulardan birisi de budur. Dikleştirme isteyen hastaların çoğunda meme içi de boşalmış olduğu için bir miktar dolgunlaştırma da gerekmektedir. Sonuçta bu ameliyatı bir kez yapacağımızı düşünürsek, en doğru kararı vererek en uygun boyutu belirlememiz gerekiyor. Öncelikle hastanın arzu ettiği ve doktorun uygun göreceği ortak paydada buluşulacak bir boyut üzerinde uzlaşmak gerekir. Bunu yaparken bilgisayar programları aracılığıyla çalışmalar yapılır. Ayrıca maket protezler kullanılarak hastaya ne oranda meme büyütme sağlanacağı gösterilmektedir.

Sadece protez kullanılarak dikleştirme yapılabilir mi?

Meme başının aşağıya bakmadığı başlangıç düzeyindeki sarkmalarda memenin implant ile doldurulması neticesinde meme ve meme başı yukarıya kalkar. Bu etkinin yeterli olabildiği durumlar vardır.